25.4.24 7 Sorrento 04.00’da erkenden uyanış, uçakla Napoli rahat, trenle ise zor bulunuyor Sorrento istikameti, karşıya yanaşan tren mi acaba bizimki düşünceleriyle garantiye alma sorusuna cevabı net oluyor görevlilerin: “Sorrentoo! Sorrentoo!” O tren ki üzerinde çok kişinin resmi çizilmiş. Belki hiçbirini bilmiyorum ama birisi çok belirgin: Napoli’nin kralı Maradona. Yağmurla çıkıyoruz yola. Kocaman limonlar ve küçük mandalinalar ağaçlarda asılı, küçük evlerin trene bakan büyük, yeşil pencereleri açılmış, ev veya otel sakinleri yağmuru ve trenin geçişini izliyor. Pompei’ye kadar soru işaretleri ile eski trende yavaş, duraklamalı ama keyifli bir yolculuk yapıyoruz. Bulutlar çökmüş Vezüv’ün üstüne. İstikametimizi bulmamıza yarayan da Vesuviana hattı idi. Serie B takımı Juve Stabia’nın sarı lacivert bayrakları Via Nocera durağından önce bizi karşılıyor, evlerin balkonları ve sokaklar sarı lacivert bayrak ve flamalarla süslenmiş. Bir Limanı (Porto Salvo) geride bırakıyoruz. Bu kez da...
Kayıtlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
07.09.2021 / Boston Boston’da 07.38’de karışık duygular içinde uyandım. Ritüeller önemli bir yer tutar hayatımda. Hatta bu ritüelleri uygulamada abartıya kaçtığıma ve takıntılarım olduğuna da inanırım. “Obsesif kompulsif bozukluk” adı verilen hastalıktan muzdarip miyim, değil miyim henüz çözemedim. Belki çözmek için daha fazla zamana ihtiyacım vardır, tıpkı her şey için daha fazla zamana ihtiyacım olduğu gibi. Herhangi bir otele giriş yaptıktan sonra odaya girdiğim ilk yarım saatte daima uyguladığım bir yerleşim planım olur. Kirlenmiş iç çamaşırlarımı ve çoraplarımı valizin en alt kısmına yerleştirebilmek için spor ayakkabımı poşetinden çıkarıp bir kenara koyarım. Yanımda getirdiğim, bir başka otelden aldığım otel terliğini giyerim. Diş fırçası, diş macunu, tıraş bıçağı ve tıraş köpüğümün olduğu mini çantamı alır ve banyoya giderim. Yemek yemeye çıkacaksam bile ağzımın içinde yer aldığına inandığım kötü tadı atmak için kesinl...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
3.5.25 / Singapur Singapur’da İngiliz ve Amerikan etkilerini hissederek sakin ve yalnız bir yürüyüşe çıktım oldukça sıcak bir günde. Yanıma kendimi almıştım, birazcık da müzik vardı ilk ilerleyişimde. Thaid Me Up” adlı Tayland yemekleri servis eden bir mekan gözüme takıldı. Onun hemen yanında “Barrells” adlı birahane de hoşuma gitti. Sanırım dönüşte burada oturup bira içeceğim. Ağaçların uzun ve yumuşak yapraklarına dokunduğumda bizim oradan daha rahatlatıcı dokuya sahip olduklarını hissettim bu koyu yeşil yaprakların. Bu türden çiçek, yaprak, ağaç insanın alerjisini azdırmadığı gibi alerjisini ortadan bile kaldırır diye düşündüm. Kocaman binaların arasında bozulmamış tertemiz caddeler hem de çimenler, ağaçlar, bitkiler ve kuş cıvıltıları arasında kimsenin kimseyi rahatsız etmediği rahat ve güvenli bir yolculuktu benimkisi. Güzel kokular yayan insanlar, köpeğini gezdiren kadınlar, çocuğunu çeşitli kurslardan aldıklarını düşündüğüm anneler telaştan çok ama çok uzakta neler yapıyorlardı ...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
13.11.24 KATHMANDU / NEPAL Yak adlı hayvan varmış Nepal’de peyniri oluyormuş, lamaya benzermiş. Kathmandu / Bakhtapur Square yolundayım. “Bakhtapur atalarının miraslarını!” Annem hiç çıkmamıştı yurt dışına, ama gitmek isteyeceği yerin Nepal olduğunu söylemişti eskiden. Artık ne görmüştü, ne düşünmüştü, ne hissetmişti bilmiyorum. Hiçbir şey kolay değildi. Şimdi de kolay değil. Zor zamanların başladığı sabahtan tam olarak 11 yıl 11 ay sonra senin için buradayım belki! Ve şimdi ben buradan ona selam gönderiyorum. Küçük Suzuki taksiler meşhur burada. Ara sokaklardan, bozuk yollardan şehrin sorunsuz keşmekeşinden kısa süreliğine sıyrılmayı amaçlıyor taksi şoförü. Çok fazla saygı yok gibi ama saygısızlık da yok, motorlarla verilen bir mücadele var yol alırken. Buda’nın doğduğu yerdeyiz, Buddha Air’e ait Nepal uçakları pistin köşesinde göze çarpıyor, ilginç şehirde tehlikeli bir noktada sayılabilir bu pist, aşağıda yoldan geçerken yukarıda pist görünmüyor, pistin bitiş noktasında park etmiş u...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
16.12.24 Hanoi/Beer Street Gullit formalı, Vietnam formalı, bebek arabalı bir sürü insan akıyor sel gibi bir pazartesi akşamında Hanoi’de, Beer Street’te. Lokaller de var turistler de. Avustralyalı olduğu formasından belli küçük burunlu bir kızın yüzünü kaplayan gözlüğü büyük, yaşı ise küçük görünüyor ama bu onun bira içmesine engel değil. Bu gürültüde, Bia Viet adlı lokal birayı şişeden içiyor karşısındaki lokal kadınla -ki bu lokal kadında bende de olanın aynısından, Quechua’nın küçük lacivert çantası var- sohbeti koyulaştırma çabası içindeyken. Oturduğum barın adı Blues Bar. Karşısında Hanoi O’i adında bir bar, yan tarafında mavi puantiyeli beyaz elbisesiyle mavi saçlı bir kadın yüzünde oluşmuş tebessümle dans eder gibi bir figür sergilerken çiçekler ve küçük Vietnam bayrakları arasında bir beyaz güvercin göze çarpıyor. En tepede de şöyle yazıyor: TOI LA HA NOI. Artık ne demekse! Bir nevi Nevizade burası aslında. Sık çiçekler mor renkleriyle üst katlara ulaşmış. Hemen yukarı çaprazd...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
ATEŞ VE SU Şehrin sesine ihtiyaç duyduğu zamanlar da vardı, sakince nefes alıp yüzünde tatlı bir gülümsemeyle kendini dışarı attığı ve kaldırımları aşındırarak hedefli veya hedefsiz ilerlediği yollar ve zamanlar da... O gün öyle bir gün olmadığını hissetmesine rağmen kulaklığını takıp kendini dış dünyadan soyutlamış şekilde müziğini dinliyordu çoğu zaman olduğu gibi. Hedefsiz çıkmıştı o gün evden. Maddi kaygısı olmayan ve otuz yaşına gelmiş biri için hedefi olmadan sokaklarda yürümek, bir taraftan bulunmaz bir nimet sayılırken bir taraftan ise gelecek adına kaygı verici olabilir. Kendi kendine gelecek kaygım yok derdi demesine ama tedirgindi yine de. Sokakta yürürken veya toplu taşımada birileriyle göz göze gelmek istemeyişi de bu tedirginliğinden ileri geliyord...
18.05.2019 SAN SEBASTIAN [DONOSTIA]
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
18.05.2019 SAN SEBASTIAN [ DONOSTIA] Yağmurlu bir gün olacaktı. Gökyüzündeki siyaha çalan gri bulutlar bunun haberini son derece net bir şekilde iletiyordu. Bugüne erken başlamayı bir gün önceden planlamıştım. Esasen hiçbir günümü önceden planlayamazdım veya planlasam bile, gerçekleşenler o plan dahilinde olmazdı, planı bozacak unsurlar ortaya çıkar ve hedeflediğim doğrultuda gitmemi engellerdi. Ancak istediklerimi gerçekleştirebilmem için tek şansım içinde bulunduğum gündü. Igueldo ya da Baskça'da söylendiği gibi "Igeldo" Tepesi'ne çıkacak, daha önce gözüme çarpan ve beni etkileyen o fotoğraf karesindeki görüntüyü kendi gözlerimle görecektim. Ve eğer tahmin ettiğim gibi yağmur yağacaksa, bu, tepeden aşağı inişte göreceğim manzarayı o fotoğraftakine iyice benzetebilmek için Tanrı'nın yaptığı bir gösteri olacaktı. Igeldo'dan La Concha Plajı'nı ...